spacer
10 Mayıs 2010 tarihinde Röportaj kategorisine yazılmıştır
Medyanın Gücünü Fark Edin

Son yıllarda Fransalı Türkler arasında yaygınlaşan radyoculuk alanında ilk zamanlardan beri var olan Mustafa Arı ile Nancy’de bir araya geldik. Son derece ilginç bir eğitim ve çalışma hayatı olan Mustafa Bey, bize radyoculukla ilgili tecrübelerini aktardı. Keyifle okumanız dileğiyle.

Medyatürk: Öncelikle okuyucularımıza kendinizi tanıtabilir misiniz?

Mustafa Arı: 1984′te Aksaray’da doğdum. Babam 1973′te Fransa’ya çalışmak için gelmişti. Ben 4 yasındayken aile birleşimi dolayısıyla Fransa’ya geldik. 21 yıldır da buradayım. Su anda Nancy’de BNP Est ana merkezinde ticari destekçi olarak çalışıyorum. Ayni zamanda da hafta sonları ve akşamları özel güvenlikçiyim. Bunun dışında da 12 yıldır radyoculuk yapıyorum.

Medyatürk: Peki eğitim hayatınızdan bahsetmemiz gerekirse, hangi okulları okudunuz? Nasıl bir eğitim geçmişiniz var?

M. Arı: Ben herkes gibi ilkokul ve orta okulu okudum, daha sonra lise için meslek lisesini seçtim ve buradan diploma alarak ayrıldım. Aradan dört yıl geçtikten sonra Ticaret Okulu’na başladım ve iki yıl sonra 2008′de buradaki eğitimimi sınıf birinciliğiyle bitirdim.

Okuldan sonra ilk olarak inşaat malzemeleri dağıtımcısı olarak bir yıl boyunca çalıştım ve ardından şimdi de çalışmakta olduğum bankada önemli bir görevde çalışıyorum.

Medyatürk: Radyoculuk yaptığınızı da söylediniz, eğitim geçmişinize bakıldığında bu alanla ilgili bir eğitim almadığınız görülüyor. İlk olarak nasıl başladınız bu işe, ne zamandan beri radyoculuk yapıyorsunuz?

M. Arı: 12 yıldır aralıksız olarak radyoculuk yapıyorum. İlk olarak 1997′de ablam ve ağabeyimin yaptığı bir programa gitmiştim. Bu yıllarda ağabeyimin radyoculuğu bırakmasıyla ablam benim de programa onunla birlikte çıkmamı istiyordu. Ben ona tamam programa gelirim ama konuşmam diyordum sürekli. Bir kaç yıl hiç konuşmalara katılmadan gidip geldim radyoya ve bu sürede radyoculukla ilgili tüm teknik bilgileri öğrendim. Daha sonra konuşmaya başladım ve ablamın da evlenmesiyle 9 yıldır tek başıma program yapıyorum.

Amacım Türk Kültürünün Tanıtımına Katkı Sağlamak

Medyatürk: Daha çok hangi tur programlar yapıyorsunuz yayınlarınızda?

M. Arı: Ben programlarımda hem Türkçe hem de Fransızca konuşmama rağmen sadece Türkçe müziklere yer veriyorum. Dinleyicilere Türk kültürünü tanıtıcı bilgiler aktarıyorum, Türk mutfağı hakkında bilgiler veriyorum, ayrıca da Türkiye’nin turistik yerlerini tanıtıyorum. Böylece Fransızlar tarafından çok tanınmayan Türkiye’yi hem onlara hem de burada doğmuş gençlerimize tanıtıyorum.

Medyatürk: Programlarınıza konuklar da alıyor musunuz?

M. Arı: Elbete, çeşitli müzik gruplarını misafir edip onların da kendilerini dinleyicilere tanıtmalarını sağlıyorum. Misafir ettiğim en önemli şahsiyetler arasında Latif Doğan ve gazeteci Ihsan Çakıroğlu’nu sayabilirim. Onlarla hem sohbet edip hem müziklerini paylaşıyorum.

Medyatürk: Hangi radyoda yapıyorsun programlarını, bu radyonun ve senin yaptığın programın dinlenirliği hangi oranda? Yeterince ilgi görüyor musun dinleyicilerden?

M. Arı: Programları Nancy’de bölgesel olarak 90,70 FM frenkansıyla yayın yapan Radio Caraïb Nancy’de yapıyorum. Her salı akşamı 20.30-22.30 saatlerinde “Musty Show” adındaki programla dinleyicilerime ulaşıyorum. Bu radyo günde 10.000 civarında hit alan bir radyo ve radyonun idarecilerinden aldığım bilgilere göre radyoda en çok dinlenen program Musty Show. Demek ki insanların programa ilgisi gayet güzel.

Medyatürk: Tabi Türklerin çoğunluğu senin programını dinliyordur.

M. Arı: Kesinlikle, bunu bize gelen istek yoğunluğundan da anlayabiliyoruz. Program başladığından itibaren sürekli sms veya telefon yoluyla dinlemek istedikleri şarkıları bizden istiyorlar ve biz de bu şarkıları vaktimiz yettikçe çalıyoruz. Bazen Almanya’dan bile arıyorlar. Bir şeyi de belirtmem gerekiyor ki internet üzerinden gelen isteklere cevap vermiyoruz. Bu bizim ciddiyetimizi ve internet radyolarından farkımızı ortaya koyuyor.

Medyatürk: Böylesi ilgi gören bir programın ve radyonun iyi bir gelir getirmesi gerekiyor sanıyorum. Acaba radyoculuk iyi para kazandıran bir meslek midir?

M. Arı: Şunu söylemem gerekiyor ki ben bu işi ekonomik kaygılarla değil bir “hobby” olarak yapıyorum. Programcılığa başladığımdan beri para almadım ve bunu sadece Türklerin sesleri duyulsun, Türklere hizmet olsun diye yapıyorum.

Radyonun gelir getirmesine gelince, bizim radyomuz bir dernek radyosu ve kurumsal engelleri aşamadıkları için sponsor desteği anlamında oldukça sınırlı. Dolayısıyla benimle birlikte çalışan diğer programcılar da ekonomik bir beklentiyle yapmıyorlar programlarını.

Toplumumuz Medyanın Gücünü Henüz Fark Edemedi

Medyatürk: Türk kökenli vatandaşlar olduğumuz için sormadan geçemeyeceğim, radyo programcılığı anlamında Türkleri nasıl görüyorsun?

M. Arı: Açık söylemek gerekirse önceleri ilgi neredeyse yok gibiydi, yani insanlar yapılan programları dinlemenin ötesinde bir gayret içerisinde değillerdi. Ama son yıllarda internet üzerinden yayın yapan radyoların da sayısının artmasıyla birlikte artan bir ilgi söz konusu. Yine de özellikle öğrenciler medyaya karşı fazla ilgili değiller çünkü henüz medyanın gücünü fark edebilmiş değiller. Örneğin ben yanımda bir eleman yetiştirmek istiyorum ve böylece benden sonra da bu ve benzeri programların devam ettirilmesini sağlamaya çalışıyorum ama birine bunu teklif ettiğimde hemen kaç para vereceğimi soruyor. Elbette bunlar bizi üzüyor ama yine de belirtmek lazım ki artan bir merak var.

Medyatürk: Buradan değerli Medyatürk okuyucularına ne mesaj vermek istersiniz?

M. Arı: Türkler çekinmeden radyolar kursunlar, var olan radyolarda çalışsınlar. Özellikle öğrenciler medya alanında eğitim almaya çalışsınlar, radyo ve televizyon programlarına konuk olsunlar. Kısacası medyanın önemini fark etsinler.

Bizler bununla ilgili olarak ilgi duyanları davet ediyoruz, programın nasıl yapılıp yürütüldüğünü gösteriyoruz. Ayrıca hangi eğitimi yaparlarsa yapsınlar sonuna kadar devam ettirsinler. Bu toplumun eğitimli gençlerimize çok çok ihtiyacı var.

Medyatürk: Bizler de Medyatürk olarak topluma örnek olabilecek sizin gibi çok değerli kişilerin seslerini duyurmaya, mesajlarını okuyucularımıza iletmeye devam edeceğiz. İnşallah çok daha güzel programlar yapar, en az sizin kadar kaliteli radyocular yetiştirirsiniz. Başarılarınızın devamını diliyorum. Bize ayırdığınız zaman için çok teşekkürler.

M. Arı: Ben de sizlerin uzun yıllar boyunca Fransalı Türklerin sesi olmanızı temenni ederim. Aslında benzer bir is yapıyoruz, bizimki sözlü basın, sizinki yazılı. Dolayısıyla yetiştireceğimiz medyacıları hep beraber yetiştireceğiz. Sizlerle bu söyleşiyi yapmaktan onur duydum. Çok teşekkür ediyorum.


Yorum Yapın


Bu sayfada yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait göruşleridir. Yazılan yorumlardan MedyaTürk veya http://medyaturk.fr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.