Strasbourg Üniversitesi Türkoloji Bölümü’nde görev yapan akademisyenlerin Türk derneklerine karşı tutumları tartışma konusu haline geldi.
Geçtiğimiz hafta Fransa Türk Öğrenci Kongresi (OCET) tarafından organize edilen ve AK Parti İzmir milletvekili Mehmet Tekelioğlu, CHP İstanbul milletvekili Birgen Keleş ve MHP Ankara milletvekili Tugrul Türkeş’in katılımlarıyla Türkiye’nin yeni Avrupa algısının tartışılacağı konferansın üniversitede yapılması, Türkoloji Bölümü profesörleri tarafından programın başlamasına saatler kala engellendi.
Yanlarına Kâr Kalmasın!
Bunun üzerine üniversitenin hemen yanındaki kiliseye alınan program gergin başladı. Gündem dışı yaptığı konuşmada sözü alan OCET başkanı Hakkı Ünal Türkoloji Bölümü profesörlerinden Stéphane de Tapia, Paul Dumont ve Samim Akgönül’ü çok sert bir dille eleştirerek, “OCET olarak bunun yanlarına kâr kalmasını istemiyoruz.” dedi.
Olayın gelişimini salondakilerle paylaşan Ünal, “Bu hocalarımız konferansın yapılacağından haberdar olunca konferans yeri olan MISHA binasının yönetimini aramışlar ve üniversitede siyaset konuşulmasına karşı olduklarını belirterek bu salonun rezervasyonunun iptalini istemişler. MISHA yönetimi de onların isteğine uydular. Halbuki bu gerekçeyi sunan hocalarımızdan Paul Dumont 2008 yılında üniversitede Catherine Trautmann ile birlikte OCET’in açılışına katılmış, 2010′da OCET’in üniversitede düzenlediği kongreye Avrupa milletvekillerinden Pierre Moscovici katılmış, yine 2010′da Fransa’da Türkiye sezonu kapsamında yine üniversitede Samim Akgönül ve Egemen Bağış birlikte bir konferans vermişlerdir.” derken bu gerekçelerin anlamsız olduğunu söyledi.
Siyasi Militan Gibi Davranıyorlar
OCET’in hiç bir siyasi ideolojisinin olmadığına dikkat çeken Ünal, bu sebeple bu konferansa 3 ayrı partiden de konuşmacı çağırdıklarını vurguladı. Bu akademisyenlerin kendilerine yakın gördükleri kişiler olduğunu, dolayısıyla en iyi onlar tarafından anlaşılmayı umduklarını da dile getiren Ünal, “Salonda Türkoloji Bölümü’nden de öğrenciler var, onları göreve çağırıyorum, bu olayı hocalarına aktarabilirlerse sevinirim. Ayrıca bu üç hocamız Milletvekilleri’nden özür dileyene kadar onların birer bilim adamı olmadıklarını düşüneceğiz. Gerçekten birer siyasi militan gibi davranıyorlar.” dedi.
Olayı yüksek öğrenim bakanlığına ve Strasbourg Üniversitesi rektörüne intikal ettireceklerini bildiren Hakkı Ünal, “Umarız bir daha böyle absürd olaylar yaşanmaz.” diyerek konuşmasına son verdi.
Olay hakkında konuşan Mehmet Tekelioğlu ise bu profesörlerin iletişim bilgilerinin kendilerine ulaştırılmasını, böylelikle bu olayın sebebini sorabileceğini belirtti. Birgen Keleş de olayla ilgili olarak “Mehmet Bey ilgileneceğim dediğine göre siz daha fazla bu olayın üzerine gitmeyin, sizin başınıza daha sıkıntılı olayların gelmesini istemeyiz.” diyerek Hakkı Ünal’a tavsiyelerde bulundu.
Söz konusu bölümün ve adı geçen profesörlerin bu suçlamalara ne cevap verecekleri ise hala merak konusu.




Nedense biz milletçe bir seyler olunca farkina variyoruz, halbuki problemler geliyorum diye diye geliyor.
Lyon ùniversitesinde’de Tùrkçe okutmanlik bôlùmù diye bir bolùm vardi, kùlfet olmasin diyerek siradan bir sekreter kapatti, ama kimseden ses yok, ôgrenci derneklerine sôylùyorsunuz imza toplayin açilsin diye kimse orali olmuyor, Baskonsoloslugu hiç sormayin onlar zaten tututurmus bir erme lobisi hikayesi, gùya onlarla ugrasiyorlarmis vakitleri yokmu, kaldiki ermeni lobisi adamlari burunlarinin dibinde, Lyon ùniversitesinde Ermeni Proflar Tùrk ôgrencilerine not veriyor.Diger taraftan 2.5 yildir Lyon Baskonsoloslugunda Egitim Atesesi yok, Ankaraya soruyorusunuz Bakan hanimin masasinda atamasi bekliyor , ne yapalim siyasi insiyatif deniliyor.
Egitim siyasi insiyatif ile yônetiliyor.
Strasbourg taki meseleyi tam olarak bilmiyorum ama, tahminim, ôgrenci dernekleri ile Baskonsolosluk arasinda bir iletisim yok, varsada belli taleplerde bulunup ihtiyaclari dile getirmiyorlar, yada herkes kendi ayagina tas dùstùgùnde avaz avaz bagiriyor.
Strasbourga gelen milletvekilleri hayatlarinda bir kilisede toplanti yapmislar, Herhalde utanç duymuslardir, insallah dôndùklerinde Mecliste Disisleri Bakanligi ve Milli Egitim Bakanligi hakkinda bir soru ônergesinde bulunurlar, bu ne kepazeliktir, Avrupadaki vatandaslarimiz bu hallerde diyerek.
Ama hiç zannetmiyorum ôyle bir ônerge verseler bile Disislerinin cevaplayacagini hiç zannetmiyorum
çùnki Disisleri Bakanligi Tùrkiye Cumhuriyeti Devletine yakisan bir bakanlik olmadigi gibi Damat Ferit zihniyeti ile yônetilen kendi basina bir devlettir, Cumhur reisi bile bunlara dokunamaz , Ben sahsen Bir Tùrkiye Cumhuriyeti olarak bu Bakanlik ve Muhterem Diplomatlarindan utanç duyuyorum.
Bu gùn Fransada yasayan Tùrk vatandaslari, Dernek Baskanlari , olur olmaz islerle ugrasacagina , Bir imam için ele pençe divan duracaklarina artik masalara yumruklarini vurup vatandaslik haklarini arasalar
Diger yandan gelecek nesilin , Michel, Cecile , vs gibi isimlerden medet umarak bir yerlere gelmeyi dùsùneceklerine , Fransadaki hak arayisina gireceklerine Tùrk vatandasi haklarini arasalar ve tepki koysalar daha iyi olacak.
Yok bizler bu islerle ugrasamayiz, biz Fransiz olup , Fransiz ismi ile daha kolay yasariz deniliyorsa, o zaman Strasbourgta neler oluyor? Lyonda ne olmus? diye kimse sitem etmesin, Baskonsolarada on binlerce maas verilip devletin sirtindaki kùlfet insin, Fransaya Bir bùyùkelçi birde Fahri konsolos atansin olsun bitsin