spacer
30 Kasım 2011 tarihinde Röportaj kategorisine yazılmıştır
Terörist Serbest, Doğan Ailesi Şokta

Geçtiğimiz Temmuz ayında ilk önce Başkent Oslo’daki Başbakanlık binası yakınlarında ve ardından da iktidardaki Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin gençlik kampının düzenlendiği Utoya adasında yaptığı saldırılarla 77 genci katleden Anders Behring Breivik akli dengesinin yerinde olmadığı, şizofrenik paranoya hastalığına yakalandığı, kafasında kendine ait bir dünya kurduğu ve yaptığı tüm bu canilikleri bu dünyada gerçekleştirdiği, dolayısıyla da hapse atılamayacağı gerekçesiyle psikiyatri hastanesinde tedavi görecek.

Norveç’te İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana meydana gelen en şiddetli eylem olarak tarihteki yerini alan bu dramatik olayda yaşama gözlerini yuman Gizem Doğan’ın ailesi açıklanan bu karar sonrası bir kez daha yıkıldı.

Gizem’in babası Abdulkadir Doğan, karar açıklanır açıklanmaz kendilerine ulaşan MedyaTürk Genel Yayın Yönetmeni Lokman Balkan’ın sorularını yanıtladı.

Karar sonrası yaşadıkları şoku atlamadıkları gözlenen Doğan ailesinin hislerine tercüman olacak röportajda Avrupalı Türklere de önemli mesajlar var.

İşte o röportaj:

Öncelikle bu kararı aldığınızda ne hissettiğinizi sormak istiyorum. Bu karar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Şok oldum. Böyle bir karar Norveç Devleti’ne yakışmamıştır. Açıkçası böyle bir kararı hiç beklemiyordum. Böyle birşeyi kesinlikle kabul edemeyiz.

O insan deli falan değildir. Eğer yaşanan olaya bakarsanız planını ve projesini daha önceden yapmış birini görürsünüz.

Breivik bu saldırıyla ilgili 1500 sayfalık bir manifesto da yazmıştı.

Bu manifestonun haricinde, kendisi Norveç devletinin en sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı ve sürekli kameralarla izlendiği bir yerinde rahatça gidiyor, bombayı patlatıyor, daha sonra da kalkıp Utoya adasına gidiyor. Hem de polis kıyafetleri giymiş olarak ve elinde Norveç Devleti’nde bulunmayan silahlarla.

Yani bu kadar iyi organize olmuş birinin deli olması mümkün değil diyorsunuz.

Evet, gerçekten çok süper planlamış ve o kadar akıllı ki vurduğu çocukların öldüğünden emin olmak için her birinin kafasına birer kursun daha sıkıyor. Ve bütün bunları öyle akıllılık içerisinde yapıyor ki…

Katil bu konuda güzel bir eğitim almış, saldırı için her yönüyle iyi bir plan yapmış ve uygulamıştır.

Uzmanların raporunda deniliyor ki bu kişinin şizofren hastalığı var ve toplum için tehlikeli bir insan. Hayır efendim, bu kesinlikle doğru değil. Bu kişi deli falan değil, azılı bir yabancı düşmanıdır. Buradaki İşçi Partisi’nin düşmanıdır. “O kampta yetişecek gençlerin beyinlerini parçalayacağım” diyerek yola çıkmış ve parçalamıştır da.

Herşey bu kadar netken, gözlerimizin önünde olup bitmişken, sizce neden böyle bir karar çıktı?

Bence bu olay örtbas edilmek isteniyor. Norveç’in imajına zarar vermemek için, Norveç’te yabancı düşmanlığı yoktur demek için böyle bir karar çıkartılmış olabilir.

Hâlbuki bugün genel olarak bakarsanız Avrupa’yı sarsan bir yabancı düşmanlığı vardır. Bu düşmanlık Norveç’te fazla yoktur ve bunun için de böyle bir olayı körükleyen bazı güçler Norveç’i güvenlik sorununun olduğu, halkın huzursuzluğu daha fazla hissettiği bir ülke haline getirerek yabancı düşmanlığını daha da artırmak için böyle bir eyleme başvurmuşlardır. Sonuçta bunu başardılar da.

Bugün burada en küçük bir olay olsa kamera tespitiyle olaya müdahale edilir. Ama bu olayda ne hikmetse gizli kalan çok şeyler var. Avukatlar bile sorulduğu zaman birşey söylemiyorlar.

Peki, sizin avukatınız nasıl yaklaştı bu karara?

Tabii ki o da şok oldu. Böyle bir kararın çıkmasına şaşırdı kaldı. Böyle bir şeyin olamayacağını, buna inanamadığını söyledi.

Bu adam tam bir teröristtir, bu adam organize olmuş bir şekilde bu olayı gerçekleştirmiştir. Bu adamın profesör denilecek nitelikte bir beyni vardır. Kendisinin sağlığı da çok yerindedir. Zaten bunu kendisi de belirtiyor, bu cinayetleri bilerek işlediğini aktarıyor. Hatta olay yerine tekrar götürüldüğü zaman öldüklerinden emin olmak için kafalarına birer tane daha sıktığını söylüyor.

Norveç’te idam kararı olmadığı için biz Breivik’in ömür boyu hapse mahkûm olacağını düşünürken, onun akıl sağlığının yerinde olmadığını söyleyerek omur boyu psikiyatri hastanesinde kalacağını açıklıyorlar. Peki bunun garantisini kim veriyor?

Ben hiç sanmıyorum, 3-5 sene sonra iyileştiği gerekçesiyle sessiz sedasız bırakacaklar onu. Dünya genelinde bu tür olaylar olup da serbest kaldıklarına çok şahit oldum. Şu an daha fazla detay vermek istemiyorum ama avukatıma isimleriyle, eylemleriyle, devlet tarafından içeri alınarak deli raporuyla 3-5 yıl sonra ortalıktan kaybolduklarını anlattım.

Bundan sonra ne yapmayı düşünüyorsunuz? Yani bu karara itiraz edecek misiniz? Ya da başka birşey yapmayı planlıyor musunuz?

Kesinlikle bu işin peşini bırakmayacağım, canım pahasına da olsa. Tamam, tek başımayım ama ne olursa olsun bunun peşini bırakmayacağım.

Bu terör saldırısından mağdur olan bir grup var. Bu grupla ve bize yardımcı olabilecek başka gruplarla görüşeceğim. Bu öyle basit bir olay değil. Tepkimizi kesinlikle göstermemiz gerekiyor. Bu kabul edilemez bir karar. Bu insanı tamamen serbest bıraksalar daha iyi olur. O zaman hepimiz deli raporunun arkasına sığınarak cinayet mi işleyelim? Kim kabul eder bunu? Kim olursa olsun böyle bir suç işler, deli raporunun arkasına sığınır ve nasıl olsa cezamız yok der.

Terörizmin önüne geçmek için bu insana, herkese ibret olsun diye, en ağır cezalar verilerek kimsenin bir daha böyle bir işe girişmesine cesaret etmesini engellemek gerekirdi.

Eğer bu ceza verilmezse veya şu anki karardan dönülmezse toplumda bireysel teröristlerin sayısının artacağını düşünüyor musunuz?

Tabiî ki, eğer bu karar böyle çıkarsa yarın ya da ertesi gün herkes eline silah alır, nasıl olsa 77 kişi de öldürsem deli raporu alacağım diyerek her kızdığı kişiyi öldürebilir.

Normalde Norveç’te öyle katı kurallar var ki mesela birine tokat atsanız bile ağır bir cezaya çarptırılabilirsiniz. Bu kararla 77 kişiyi öldüren insana ödül veriliyor. Bu olacak şey değil. Bunu kim kabul edebilir?

Abdulkadir Bey biraz önce psikolojik olarak zor durumda olduğunuzu söylediniz. Ailenizle birlikte herhangi bir psikolojik destek alıyor musunuz?

Bunu içtenlikle söyleyebilirim ki Norveç Devleti gereken her türlü yardımı yapıyor. Hayal edemeyeceğiniz derecede insanî yaklaşımları var. Yalnız benim itirazım bu karardır. Norveç cennet gibi bir ülkedir ama ne yazık ki bir terörist burayı cehenneme çevirdi.

Eğer Norveç Devleti hukuk devleti olduğunu iddia ediyorsa bu caniyi en ağır şekilde cezalandırması gerekiyor.

Devletin dışında kurumsal olarak size destek olabilecek bir dernek ya da başka bir yapı var mı Norveç’te?

Burada avukatım var bu olayı takip eden. Bunun dışında yok diyebilirim. Norveç Devleti’ne güveniliyor ve bunun haricinde kimse birşey yapmıyor. Bütün insanlar beklemede. Herkes adalete güveniyor çünkü bugüne kadar adaletsizlik olmamış bu ülkede. Evet şimdi bir adaletsizlik var ve bunda da nasıl tepki verilecek bilemiyoruz.

Norveç’te yaşanan bu acı olayla Avrupa’nın diğer ülkelerinde yükselen yabancı düşmanlığı arasında nasıl bir bağlantı kurulabilir? Avrupalı Türkler olarak şu aşamada ne yapmamız lazım sizce?

Evet Norveç’te pek fazla ırkçılık yoktur, bu konuda biraz daha rahatız. Ama ırkçılığın yükselişte olduğu diğer ülkelerde yaşayan insanlar bu olaya sahip çıkmazlarsa daha kötü olayların onları beklediği kesin. Mesela Almanya, Fransa ve İngiltere örneklerini verebilirim. Kesinlikle herkes bu olaya sahip çıkıp tepkilerini göstermeleri gerekiyor.

Bu öyle kitlesel bir protestoya dönüşmeli ki daha sonra böyle bir olaya teşebbüs edecek bir kişi ağır cezalara çarptırılacağını bilmeli. İşte Almanya’daki 9 Türk’ün öldürülmesi olayını gördünüz, eğer bunlar yapılmazsa insanlarımız tek tek ölecekler. Bugün olmasa daha sonra Avrupa topraklarından koparılıp kendi ülkelerine geri gönderilecekler. Geç kalmadan önlem almak lazım.

Son olarak şunu da söyleyerek bitireyim. Eğer bu adaletsizlik düzeltilmezse gerekirse bu ülkeyi terk ederim, gerekirse de canımı da veririm ama ben bunu kaldıramam ve kabul edemem.


Yorum Yapın


Bu sayfada yayınlanan yorumlar okuyucuların kendilerine ait göruşleridir. Yazılan yorumlardan MedyaTürk veya http://medyaturk.fr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.