Öncelikle yazıma başlarken bir şeyi belirtmeliyim ki, ben bu yazıyı 22 Ocak Pazar günü yazdım. Yani Paris’te yapılan yürüyüşten bir gün sonra, Senato’da yasanın görüşülmesinden bir gün önce. Bunu belirtmemin sebebi, yazı yayınlandıktan çok önce yasa Seneto’da görüşülmüş olacak. Sonra bu yazının sonuca göre yazıldığı düşüncesi olmasın.
Amaç 10’binlerin yürümesi ise, amaç hasıl olmuştur. Hatta 35 bin kişinin olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden ve Fransa’nın her yerinden insanlar otobüslerle ve özel araçlarıyla 21 Ocak Cumartesi günü Paris’e geldiler. Fransa’nın “Akla ziyan” yasayı Senato’da görüşmesine 2 gün kala, zamanlarını ve paralarını harcayarak Paris’te buluştular. Olağanüstü bir kalabalık vardı. Ne yalan söyleyeyim ben bu kadar beklemiyordum. Bu kadar duyarlı olmak gerçekten her türlü takdire şayandır. Dolayısıyla başta organizede emeği geçen tüm kurum ve kuruluşları sonrada katılımcıları tek tek kutluyorum.
Ama bence hala eksiklerimiz var.
Mesela;
- Avrupa’nın başka ülkelerinden gelenler pankartlarına geldiği ülkeleri yazmamalı. Çünkü o zaman şöyle düşünülür: ‘’Türkler tüm Avrupa’dan ancak bu kadar insan toplayabilmişler’’
- Fransız bayrakları çoğunlukta olmalıydı. Hatta bence hepsi Fransız bayrağı olmalıydı.
- Türkiye’de parti mitinglerinde atılan sloganlar asla atılmamalıydı.
- Pankartlarda ki sloganlar çok çeşitli olmalıydı.
- Fransa’da Türkiye kökenli 100’ün üzerinde seçilmiş Belediye Meclis Üyesi veya Belediye Başkan Yardımcıları var. Kortejin önünde malum Mavi-beyaz-kırmızı kuşaklarıyla yürümeliydiler. Basın açıklamalarını bu seçilmiş arkadaşlarımız yapmalıydı.
- Düşünce özgürlüğüne pranga vuran bu yasayı kabullenmeyen Fransız siyasetçileri, sanatçıları, akademisyenleri, sporcuları ve gazetecileri kortejin önünde görmeliydik.
- Sarkozy’nin “Özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve birlikte yaşama” gibi söylemlerini içeren gazete kupürlerini hatırlatmak adına pankartlarımızda taşımalıydık.
- Ermenilerin Türk diplomatlarına Fransa’da yaptıkları terörist eylemleri içeren Fransız medyasında çıkan haberleri pankartlarımızla teşhir etmeliydik. (Arşivlerden rahatlıkla bulunurdu) Hatta el ilanları bastırıp, güzergâh üzerindeki posta kutularına, araçların cam sileceğine ve işyerlerine dağıtılmalıydı. (Bunlar ilk aklıma gelenler, elbette daha birçok şey yapılabilirdi.)
Peki neden bunları yapmalıydık? Çünkü insanlar medyada gördüğüne inanıyor. Yıllardır takip ettiği gazeteci, izlediği televizyon sunucusu ve okuduğu kitap yazarları dururken, bir günlüğüne bir araya gelen kalabalığa niye inansın ki. Biz olsak inanır mıyız? Asla. Onun için kalıcı olması hasebiyle, kişilerin gözünden çok, beynine ve yüreğine hitap etmeliyiz. Yani kalıcı olacağını düşündüğümüz yolları denemeliyiz. Yazımın başında da söylediğim gibi elbette bir araya gelmeliyiz, ama yetmiyor işte… Avrupa kamuoyunu etkilemek için uzmanların, düşünürlerin, dernek yetkililerinin ve başka kim varsa bir araya gelip yeni stratejiler belirlemeliler. Kalıcı stratejiler, etkileyen stratejiler, doğruyu net dille anlatan stratejiler. Çünkü bizler kalıcı olduğumuz için kalıcı çözümler istiyoruz.
Değerli arkadaşlar, başımızı iki elimizin arasına alıp iyi hem de çok iyi düşünmeliyiz. Gelişmelere odaklanmanıza gerek yok, sadece biraz düşünsek ne kadar vahim durumda olduğumuzu anlarız. Onun için yıllardır denediğimiz ancak bir faydasını görmediğimiz metotlarımızı revize etmeliyiz. İçinde yaşadığımız ve parçası olduğumuz topluma kendimizi ve gerçekleri anlatmak için aklımızla hareket etmeliyiz. Doğruları bilmeyenlere yardımcı olmalıyız. Anladıkları ve inandıkları şekilde anlatmalıyız. Bir maçı kazanan tribündeki 10’binler değildir, sahadaki sporculardır. Rakibin oyun şekline göre, oyuncularına göre ve gücüne göre oyun stratejisi belirleyen ve kendi oyuncularını da o bilinçle yönlendiren, yöneten ve oynatan antrenördür.
Bizde artık rakibin oyun yöntemini, oyuncularını ve gücünü biliyoruz. Bize düşen bu oyunu bozan ve rakibe gol atabileceğimiz oyun düzenine uygun hareket etmemizdir. Aksi halde galip geldiğimiz oyunla değil, tribünlerimizdeki kalabalıkla övünürüz.
Peki ne yapmalıyız?
Öncelikle Fransız vatandaşı olacağız. Sonra siyasete ilgi duymakla kalmayıp, taaa içinde olacağız. Aktif olacağız, dürüst olacağız, Fransa için çözüm üreten olacağız, etrafımıza sevgi dağıtan olacağız, doğruları anlatan olacağız, sorunlara derman olacağız ve Fransa başta olmak üzere Avrupa’nın yarınlarına ışık tutan olacağız. Ki, soykırım saçmalığıyla kendilerini acındırarak lobi yapanların maskelerini düşürüp, içinde yaşadığımız topluma gerçekleri bilmelerine vesile olacağız.
Çünkü bizler siyaseti kendimiz için asla yapmayız ve yapmamalıyız. Tüm halkların eşitliği, kardeşliği ve güzel yarınları için yapmalıyız.
Güzel yarınların Avrupa’sı dileğiyle…
Asım Durmuş
22 Ocak 2012



Asim Durmus bey siz Hürriyet gazetesini boykotmu ediyorsunuz inadiniz Hurriyet okuyacagim belkit Hürriyet gazetesi milletimizi uyandirmaya calisti bu yasa avrupa insan haklarina aykiri diye siz yayinlamasanizda milyonlarca insan hurriyet okudu
Inadiniza Hurriyet alacagim ve ermenilere karsi icimde kin besleyecegim isterseniz yayinlamayin ben bu mesaki sadece size gönderiyorum
Hatayi biz yaptik bu kadar basarisiz partiye % 50 oy verdik durmak yok ermeni kilitlelerini açmaya devam fransa’ya inat olsun diye
ump ce ps partisinde üye olan türk’ler ne yüzle türk’lerden oy isteyecekler ben onu merak ediyorum soykirimci partiler kadar orda militan olan türk’lerde suçlu
Ben elveda diyorum bu siteye 2 tane yazi gönderdim sansürlemi$ler yazinin biri Hurriyet gazetesinden almistim bu yasanin avrupa insan haklarina aykiri olduguna ragmen digeride istemihan’a cevapdi, galiba bu siteyi ermeni dostlari kontrol ediyor, Figaro gazetesine istedigimi yazabiliyorum ama bu siteye yazdirmiyorlar
Ben sansüre kar$iyim bu site hakkinda aklima kötü seyler geliyor
Eminim zaman gazetesinin yazisini yazsaydim kesin yayinlanirdi
Eger yazdigim yorum yayilmazsa ben bir daha bu siteye yorum yapmiyacagim
Elveda herkese beni üzen ermeni Türk’lere hakaret ediyor onu yayinliyorsunuz sadece SAVAS bey ile ben tepki veriyorum sanki sadece ikimizik tek Türk olan bunca okurlar içinde
Murat Bey
Diger Tùrkler malùm islerle mesgul, zaten bir seylere tepki verecek doanimdada degiller, o yuzden degilmiki bir avuç ermeninin elinde oyuncak oluyoruz, Medya Tùrk sitesi hakkindaki dùsùnceleriniz de aceleci olmayin , bakalim zaman ne gôsterecek, ama sayet bu sitede zaman gazetesi ve o guruhu temsil ediyorsa , birakin yorum yazmayi açip bakmam bile, çùnki BOP projesinin mimari olan, Hristiyanla , Mùslùmani ayni tutan zihniyet benim için Ermeni lobisi kadar tehlikelidir
Bir emekli askeri tanimistim internette bana dediki Fethullah Gülen’in dedesi ermeni asilli ve babasi demiski öyle bir evlat yetistirecegimki bunlari kendi dinleriyle vuracagim demis arastirdim internett dogru cikti.
Hürriyet gazetesinin bir yazisini buraya gönderdim ik kere bu yasanin avrupa insan haklarina aykiri oldugunu anlatiyordu ve bir yorum yazdim yayinlamadilar asim durmus’un yazisina yazmistim
Ayni yaziyi figaro’ya yazdim onlar yayinladi bu site sansür ett
Ama ermeni birisi Türk’lerin ba$bakanina irkçi diyor daha neler yaziyor onu yayinliyorlar i$te çifte standart
Yoksa bu medya’yi fethullahçilarmi ermenilermis kontrol ediyor benim aklima bu geldi, hiç bilgim yok medyaturk hakkinda.
Vatanini devletini dinini bir sen birdeben savundum tepki gösterdim
Murat Bey
Tùrkiyede bir çok insan için çok agir ifadeler ‘le saldiri yapiliyor, ben fethullah gùleni sevmesemde, bu gibi bilgilere itibar etmem ayip ve gùnahtir, Diger meseleyi Figaro yayinlamissa bu site yayinlamamissa ayip etmisler
Demmekki bu site ya ermenici yada Hürriyet gazetesini boykot ediyor ben bundan sonra yorum yazmam sadece cevap vermek için yazarim
Benim için bu sitenin kredisi bitti
asim bey cok guzel yazmissiniz. tebrikler. fransiz turk dernekleri kordinasyonu aciklama yapiyor! adi var kendi yok kim bunlar? bir tabela dernegi bile degiller internet siteleri yok. kim oldugu belli olmayan sozculeri var aciklama yapiyor gazetelere boy boy ilanlar veriyor. dalga mi geciyorsunuz beyler? boyle mi orgutlu siyaset yapacagiz? simdi bize fransiz medyasi, entellektuelleri gulmeyecekler mi? hukumet turkiyede bindirme kitalarla yaptigi mitingleri burdada yapiyor ama unutmasinlar ki burasi turkiye degil fransa. avrupadasiniz beyler. acin gozlerinizi gunluk politikalari, kalabalik toplayarak kamuoyu baskisi olusturma basitliklerini asin. fransiz medyasi 2 gundur karartma ve yanli yayin yapiyor ve yuruyusu kimse dikkate almadi. hatta olay aleyhimize donuyor. tc bizim isimizi zorlastirmak icin mi kalabalik topluyor? bu yuruyusleri meydan okuma havasina cevirmek yanlis. turkiyede yabanci bir ulke konsoloslugunu boyle bir organizasyonu icinde gorsek!!! adamlari miting alanina gelmeden toplar iceri atariz! ulkemizde yabanci bir ulke bayraklariyla kimseyi yurutmeyiz! kendine yapilmasini istemedigin seyi baskasina yapma.
Bence PS’de ump’de üye olan Türk’ler yarin sabah hemen istifa mektubu göndermeli partilerine bu Türk assilli üyeler her 3 aya bir üyelik aidati ödüyor en azindan ondan mahsum kalirlar ve anlarlar Türk’lerin bir daha PS’e veya UMP’ye oy vermiyecegini.
Ben istifa ettim jospin’in zamaninda.
Herkesi davet ediyorum istifaya ni i$iniz var irkçi soykirimci partilerin içinde baska partiye üye olun ve onlarin liderleri ile pazarlik yapin Türk’ler artik ump ve ps’den bikti artik size oy verecekler diye ve yasa hazirlasinlar soykirim olmadi diye.
Mesela Bayrou’nun partisine üye olabilirler MoDem partisi Bayrou ikinci turu kalirsa kesin cumhurbaskani seçilir ve seçilme $ansi var.
Türk militanlarin hepsi istifa sunarsa socialist parti anlar neden istifa ettiklerini senat’ya bildirir durumu
Evet yürüyü$ ba$aralili oldu dediginiz gibi eksiklerimiz var bu kadarida olur çünkü Türk’ler böyle bir tecrübeye sahip degiller olumlu yönü ilk yürüyüse göre kalabalik olmamiz ve ilk yürüyü$te ön planda ba$ örtülü türbanli kadinlari yansittilar bunu yaptiran Türk hükümeti arkalarinda Erdogan var dediler hemen islamcilar diye damga vurdular, bu kez her görü$den türkler vardi ilk defa Türkler birlik beraberlik oldu, eskiden laikler laiklige kar$i gelenler diye bölüyorlarlardi bu kez çok iyi organize edilde hiç böyle bir kusur bulamadilar, sadece burdaki Türk’ler Türkiye’ye daha baglilarkendilerini fransiz hissetmiyor daha çok türk hissediyorlar dendi.
Hatta ben bazi fransiz gazetelerini $u yorumu yazmistim : Aslinda Türkler degilde fransizlarin yürüyü$ yapmasi lazimdi bu yasayi protesto etmek için çünkü dü$ünce fikrini Türkler savunuyor fransizlar için düsünce fikri çok önemli bu yasa ancak totaliter rejimde bulunur. Te$ekürler Türkler diye yazdim benim bu yazimdan sonra herkesin yorumu degisti.
Herkes mesaji aldi Türk’lerin büyük oy potansiyeline sahip oldugunu.
Beni en çok sevindirin ilk defa sagcisi solcusu birlik beraber oldu ve ayni davayi savundular.
Ama yinede 35 000 ki$i çok az bir sayi.
MHP’nin me$hur slogani yanli$ oldugu yine ispatlandi “Türk kürt karde$dir ayrim yapan kalles$dir” , malesef ayrimi yine kürtler yapti hiç bir tane kürt dernegi yoktu, 1915 yilinda ermenilerle sava$anlarin cogunlu kürt asilli vatandaslarimiz olmasina ragmen.
Fethullah Gülen cemati nedense hiç görünmüyor, Türkiye’de hep ön plandalar avrupa kuzu gibiler.
öcalani serbest birakin diye yürüyü$ yapinca en az 30 bin kisi topluyorlar paris’de bir tane kürt dernegi yoktu.
Dikkatimi çeken genelde sol görü$lü dernekler vardi bize solculari hep yanli$ anlatmi$lar, solcular daha milliyetci vatanlarina daha çok sahip çikiyor.
Bundan sonra daha iy organize olmak lazim eksiklerimizi konusmak lazim her zaman birlik beraberlik lazim, Türk’lerin hepsi bir olmali sagcisi solcusu en azindan ilk defa Türk’ler birlesti, futbol maçlari di$indan.
Bu yürüyüse Polat Alemdar’i ve kurtlar vadisi ekibini davet etseydik en az 80 bin ki$i gelirdi :::)))))
Zamaninda yuruyus duzenleyen komite içinde bulundugum için, Yùrùyùs yapma taraftari hiç olmadim, çùnki Fransizlar Kendi ùlkelerinde , kendileri ile alakali olmayan bu gibi yuruyuslere çok kiziyorlar, ve bizler Fransiz halkinin gôzùnde kôtù bir imaj vermememiz gerekiyor, zaten yuruyus sonrasi Fransiz medyasinda yazilan yorumlarda son derece çirkin ve kin dolu.
Bizler bu gibi durumlara meydan vermeden, gùcùmùzù farkli bir sekilde ortaya koymamiz lazim, kimsenin ruhu duymadan bir çok sorunu halledebiliriz.
Mesela, Yazar arkadasin dedigi gibi oy kullanarak, siyasete girerek
Bu yuruyuse katilan derneklerden kaç tanesi bir partiye uye ? bulunduklari muhitte hangi partiye aidat verip diyaloga giriyor?
Dernek bunyesindeki uyelerini ne kadar oy vermeye yônlendiriyor?
Kendi içlerinden bir belediye encùmen adayi, yada parti içinde aktif kisiler çikariyor?
Tùrk vatandaslarinin verdikleri emlak ve gelir vergilerini ,Bu gibi durumlarda pekala koz olarak kullanabilirler.
Saglam bir huku mùsavirligi ile hareket edildiginde verilen vergi ùzerinden, Tùrk vatandaslrinin aleyhine kullanilan subvansiyon vede çikarilan kanunlar pekala ônlenebilir .
Bu ôrneklere daha çok sey eklenebilir, sonuçta yapacagimiz tepki degil etki olacaktir.
Gelecek neslimizde, Fransiz halkinin ve devletinin nezdinde agirligi olan bir millet olarak gôrùnecektir